Özer Şimşek ve Mikdat Kadıoğlu Yerküreye Saygı projelerini anlattı.

Sompo Sigorta, küresel ısınma ve iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratacak 360 derecelik uzun soluklu bir kurumsal sosyal sorumluluk projesine imza atıyor. Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Mikdat Kadıoğlu ile iş birliği yapan şirket, proje çerçevesinde öncelikli birçok alanda aksiyona dönüşecek inisiyatifler üstlenmeyi planlıyor. Sompo Sigorta Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özer Şimşek ve Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ile projeyi konuştuk.

‘Yerküreye Saygı’ projesinde temel amaç nedir?

Özer Şimşek: Günümüzde yaşamın devamlılığı karşısında en büyük riskler arasında görülen iklim değişikliği konusunda ticari ve pragmatik bir bakış açısından öte toplumsal ve bireysel düzeyde farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda Sompo çalışanlarından başlayarak; Sompo Grup, acenteler, sigorta müşterileri, çocuklar, gençler ve toplumun geneli üzerinde farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz.

Dünyadaki İklim değişikliği ne boyutta, bu değişimin toplumsal etkileri nelerdir?

Mikdat Kadıoğlu: İklim değişikliği konusu tüm dünyanın gündeminde birincil konu olarak yer almalı. Geçtiğimiz günlerde Antalya’da yaşanan hortum faciası da Türkiye başta olmak üzere tüm dünyaya verilen önemli mesajlardan biriydi. Ne yazık ki bu konu ülkemiz dahil tüm dünyanın gündemindeki yerini yeni yeni almaya başladı. İklim değişikliğini maddeler halinde özetlemek gerekirse; 


  1. Dünyanın ortalama yüzey sıcaklığı 19. yüzyılın sonlarından bu yana 0.9 santigrat derece yükseldi.
  2. Isınan okyanuslar artan hava sıcaklığının çoğunu emiyor. Şu an okyanus sularının en üsteki 700 metresi, 1969'dan beri 0.2 santigrat dereceden fazla derece ısındı.
  3. Deniz ısındığı için küresel su seviyesi son 100 yılda yaklaşık 20 santim yükseldi. Bu yükseliş her yıl hızlanıyor.
  4. NASA'ya göre, Grönland 1993 ve 2016 yılları arasında yılda ortalama 281 milyar ton buz kaybetti. Son 10 yılda Antartika’da buz kütlesi kaybı oranı üçe katlandı.
  5. Buzullar dünyadaki hemen her yerde -Alpler, Himalayalar, Andes, Rockies, Alaska ve Afrika da dahil olmak üzere- kutuplara ve dağların zirvesine doğru geri çekiliyor.
  6. Uydu gözlemleri, Kuzey Yarımkürede ilkbahardaki kar örtüsü miktarının son 5 yılda azaldığını ortaya koyuyor.
  7. Kuzey Kutup Denizi buzunun genişliği ve kalınlığı son 10 yılda hızla azaldı. Bu da kısa süreler de olsa gemi geçişine izin veriyor.
  8. Şiddetli hava olayları yaşanıyor. Dünyanın değişik bölgelerinde rekor yüksek hava sıcaklığı görülen günlerin sayısı artıyor. Ayrıca artan sayıda şiddetli yağışlara da tanık oluyoruz.
  9. Sanayi Devrimi'nden bu yana, yüzey okyanus sularının asitliği yaklaşık yüzde 30 oranında arttı. Şu an okyanusların üst tabakası tarafından soğurulan karbondioksit miktarı her yıl yaklaşık 2 milyar ton artıyor. Bundan tarım sektörü etkileniyor. Tarıma ilaveten su kullanımının yoğun olan hidroelektrik elektrik üretimi yani enerji sektörü, gıda, orman, sigorta, sağlık ve turizm küresel iklim değişikliğinden olumsuz bir şekilde etkilenen sektörlerin en başında geliyor.

Türkiye’de son dönemde kent selleri, fırtına, dolu ve hortumlar sıklaştı…

Mikdat Kadıoğlu: Türkiye dahil tüm dünya için doğa sinyallerini vermeye başladı. Önümüzdeki yıllarda genel anlamda daha sıcak ve kurak bir iklime sahip olacağız. Bu iklim tipinin adı da tropikal iklim değil; daha çok çöl iklimidir. Önümüzdeki kışlarda da kar yağışları azalacak. Sıcak aylarda ise sağanak yağışlar, dolu, yıldırım ve meteorolojik hortumlar artacak. Diğer bir deyişle yağış rejimi değişecek ve meteorolojik afetler artacak. Bu kıtlık anlamına gelir. Su fakiri olma yolunda hızla ilerliyoruz. Şu an 112 milyar metre küplük yıllık su potansiyelimizin yarısını kullanırken her yıl kuraklık mı var diye strese giriyoruz. 2023, yani 4 yıl sonra yıllık su potansiyelimizin tümünü birden kullanmak zorunda kalınca su kıtlığı ve onun beraberinde getireceği sosyo-ekonomik problemleri daha fazla hissedeceğiz.

İklim değişikliği konusunda toplumsal bilinç ve farkındalık yaratmak için neler yapılabilir?

Özer Şimşek: Dünyanın bu halde olmasından hepimiz sorumluyuz. Bu sorumluluğu hep birlikte üstlenerek aşabiliriz. İklim değişikliği sorunuyla yine insanlık olarak kolektif bir akıl ile birlikte mücadele etmeliyiz. Öncelikle ‘Yerküreye Saygı’ benzeri inisiyatifleri çoğaltarak toplumsal farkındalığı arttırmalı, ardından bilinç düzeyinde ortak mücadele fazına geçmeliyiz. Zira iklim değişikliği, sadece doğal afetler olarak günlük yaşantımızı değil, tarım, gıda, ekonomi, enerji, sanayi yatırımlarını etkiliyor. Ayrıca günümüzde iklim değişikliği sonucu “afetler” kaçınılmaz bir hale geldiğinden artık bu gerçekle öncelikle yüzleşmeli, toplumsal afet bilincini arttırmalı, afetlere karşı korunma yöntemlerini öğrenmeli ve uygulamalıyız. Üstelik bunu, çocukluk ve eğitim çağından başlayarak yapmalıyız.

Bu konuda Sompo Sigorta olarak nasıl bir sorumluluk üstleniyorsunuz?

Özer Şimşek: Sigorta şirketlerinin ana amacı sadece müşterilerine güvence sağlamak ve hasar ödemek değil, toplumun gelişime katkı sağlayacak ve ticari kaygılardan uzak bir şekilde riskleri önleyecek sürdürülebilir inisiyatifler üstlenmek olmalıdır. Biz de bu düşünceden yola çıkarak ‘Yerküreye Saygı’ projesini başlatıyoruz. Bu yıl Mikdat Hoca ile Türkiye’nin dört bir yerindeki Sompo acentelerine farkındalık seminerleri düzenlemeyi planlıyoruz. Böylelikle acentelerimizi bu konuda kendi bölge ve yörelerindeki elçilerimiz olarak konumlandırmak istiyoruz. Yanı sıra ‘Yerküreye Saygı’ konulu bir fotoğraf sergisi de düzenleyeceğiz. Yine Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu’nun katılımı ile ‘daha iyi bir gelecek’ konulu radyo spotları ile toplum geneline ulaşmayı amaçlıyoruz. İklim Gönüllüleri grubu ile birlikte şirket çalışanlarını projede etkin olarak dahil etmek istiyoruz. En önemlisi iklim değişikliği sonucunda oluşan sel, dolu ve fırtına gibi doğal afetlerin oluşturduğu hasarları teminat altına alacak yeni bir ürünü piyasaya sunmayı amaçlıyoruz. 

HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR 

Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ‘Yerküreye Saygı’ için bireysel olarak nelere yapılabileceğini şöyle sıralıyor:


  1. Bilgilen (bilmediğin şeyi sevemez, savunamaz ve koruyamazsın).
  2. Ağaç dik, doğayı koru.
  3. Elektrikli cihazları düğmesinden kapat, enerjiden tasarruf et.
  4. Duş alırken suyu tasarruflu kullan.
  5. Daha az ve kısa mesafe seyahat et, alışverişini olduğun yerde yap, yerli malı kullan.
  6. Bulaşık/çamaşır makinesini dolmadan çalıştırma.
  7. Su ısıtıcısını değil, bardağı doldur.
  8. Yemek pişirmeyi öğren ve olduğunca evde yemek ye.
  9. Az tüket, yeniden kullan, geri dönüştür. 
  10. Karar vericilere iklim değişimi problemine karşı duyarlı olduğunu bildir.